Bugün sizlere simulacra isimli simülasyon oyunundan bahsedeceğim. Simulacra, 2017 yılında Kaigan Games şirketinin çıkardığı gerilim temalı bir oyun. Oyunun ana teması Anna isimli bir kız cep telefonunu kaybediyor ve biz birinci şahıs olarak bu telefonu buluyoruz. Oyun çok interaktif ve birden fazla sonu var. Yani oyunun hangi alternatif son ile biteceği bizim seçimlerimize bağlı. Oyun Android, Windows ve Ios işletim sistemlerinde oynanabilir. Şu anda ücretli fakat indirimlerde fiyatının düşmesi ya da ücretsiz olması bekleniyor.
Telefonda görselde de göreceğiniz üzere mesaj, galeri, mail, telefon, web tarayıcısı ve birden fazla sosyal medya platformu aktif olarak kullanılabiliyor. Telefondaki kişilerle irtibata geçerek, şifreleri çözerek Anna isimli kızın nerede olduğunu bulmaya ve onu kurtarmaya çalışıyoruz. Fakat dediğim gibi oyunun birçok alternatif sonu olduğu için sürprizlerle dolu. Bir spoiler vermek istiyorum. [spoiler] Oyun sonunda oyunu oynayan insanların hangi seçimleri yaptığını, sizin hangi yüzdelik kısımda bulunduğunuz gösteriyor.[spoiler]
Bu oyunun bir benzeri yine Kaigan Games isimli şirket tarafından android platformda kullanıcılara ücretsiz olarak sunuluyor. Oyunun ismi Sara Is Missing yani Sara Kayıp. Oyun dedektiflik hislerine güvenenler ve şifre kırmayı, olayları çözümlemeyi sevenler için bulunmaz bir nimet :), Oyunun kulaklıkla ve gece oynanması tavsiye ediliyor. Gerilim ve kan içeriğinden dolayı 16 yaşından küçüklerin oynamasını tavsiye etmiyorum.
Nuri Demirağ, Türkiye'ye
birçok ilkleri getiren işadamı olarak bilinir. Nuri Demirağ'a soyadı
Atatürk tarafında verilmiştir. Peki Nuri Demirağ kimdir?
Nuri Demirağ, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları inşaatının ilk müteahhitlerindendir. Türkiye'nin 10 bin km’lik demiryolu ağının 1250 km'lik bölümünün inşasını gerçekleştirmiş ve Nuri Demirağ’a bu nedenle kendisine Mustafa Kemal Atatürk tarafından “Demirağ” soyadı verilmiştir. Cumhuriyet döneminin sayılı zenginleri arasına girmiş ve hayırseverliği ile tanınmış bir iş adamıdır.
Nuri Demirağ, Türkiye'de ilk uçak fabrikasının kuruluşu, ilk sigara kağıdı üretimi, ilk yerli paraşüt üretimi gibi ilkleri gerçekleştiren, İstanbul Boğazı üzerine köprü yapılması, Keban'a büyük bir baraj yapılması düşüncelerini ilk kez gündeme getiren kişidir. Özellikle havacılık sanayisinde başarıları ile anılır. Aynı zamanda Nuri Demirağ, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk muhalafet partisi olan Milli Kalkınma Partisi'nin kurucusudur.
Hayatı
Nuri Demirağ, 1886 yılında, Sivas’ın Divriği ilçesinde dünyaya geldi. Babası Mühürzade Ömer Bey, annesi Ayşe Hanım'dır. Üç yaşında iken babasını kaybetti, annesi tarafından büyütüldü.
Nuri Demirağ, ortaöğrenimini Divriği Rüştiye Mektebi'nde tamamladıktan sonra okuldaki başarısı nedeniyle öğretmen yardımcısı olarak bir süre kendi okulunda görev yaptı. 1903'de Ziraat Bankası'nın açtığı memurluk sınavını kazanarak Kangal kazasındaki şubeye, bir yıl sonra ise Koçgiri Şubesi'ne atandı. 1906-1909 arasında Erzurum vilayetinde kıtlık yaşanmıştı. Nuri Bey, 1909’da, depolarda bırakılan buğday ve tahılları kişisel inisiyatifini kullanarak halka uygun bedelle sattı. Bu yüzden hakkında soruşturma açıldı ve aklandı.
Nuri Demirağ, 1910'da Maliye Bakanlığı'nın sınavını kazandı ve maliye memuru oldu. Beyoğlu Gelirler Müdürlüğü'nde memur olarak İstanbul'a atanmıştı. Kısa süre sonra Hasköy Mal Müdürü oldu. Maliyenin her kademesinde çalıştı. Bir yandan da Maliye Mekteb-i Alisi'nde gece derslerine katılarak yüksek öğrenimini yaptı. 1918'de maliye müfettişi oldu. Beyoğlu ve Galata dolaylarında görev yaparken I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmış bir devletin memuru olarak bazı hakaretlere maruz kalmıştı. Bu hakaretleri sindiremediği için istifa etti.
Mesude Hanım ile evlenen Mehmet Nuri Bey'in bu evlilikten Galip ve Kayı Alp adlı iki oğlu, Mefkure, Şukufe, Süveyda, Süheyla, Gülbahar ve Turan Melek adlarında kızları dünyaya geldi. Karikatürist Salih Memecan’ın eşi AK Parti milletvekili Nursuna Memecan torunudur.
İlk Türk Sigara Kağıdı
Maliye müfettişliğini bıraktıktan sonra ticaret yapmanın yollarını arayan Nuri Bey, 1918’de, yabancıların tekelinde olan sigara kağıdı işine girdi. Eminönü'de küçük bir dükkânda ilk Türk sigara kağıdı yapımını başlattı. Ürettiği sigara kağıdına “Türk Zaferi” adını verdi. Türk Zaferi sigara kâğıtları Kurtuluş Savaşı vermekte olan Türk halkı tarafından büyük ilgi gördü. Nuri Bey, bu ilk girişiminden büyük kazanç elde etti.
Demiryolu İnşaatı
Kurtuluş Savaşı'ndan bağımsız bir devlet olarak çıkan Türkiye Cumhuriyeti, ülkenin ulaşım sorununa demiryolları ile el atmıştı; amaç, en kısa sürede demiryolu ağını genişletmekti. 1926'da Samsun-Sivas demiryolu yapımını üstlenen Fransız şirketi işi bırakınca ilk etapta yapılacak yedi kilometrelik kısım için açılan ihaleye giren Mehmet Nuri Bey, çok düşük bir fiyat vererek ihaleyi aldı. İşin geri kalan kısmı da denemek üzere kendisine verildi. Tapu dairesinde mühendis olan kardeşi Abdurrahman Naci Bey'i de memuriyetinden istifa ettirip kendisine ortak yapan Mehmet Nuri Bey artık Türkiye Cumhuriyetinin ilk demiryolu müteahhidi olmuştu. Kardeşi ile birlikte çalışarak Samsun-Erzurum, Sivas-Erzurum ve Afyon-Dinar hattını 1012 kilometrelik demiryolunu bir yıl gibi kısa bir sürede tamamladı. Çok dağlık ve kayalık arazide balyozlarla dağları delerek tünel açmak zorunda kalmalarına rağmen işlerini zamanında tamamladılar. Başarılarından ötürü 1934 yılında Atatürk kendisine ve kardeşi Abdurrahman Naci Bey'e Demirağ soyadını verdi.
Boğaz Köprüsü Projesi
1931 yılında İstanbul Boğazı'na köprü inşası projesini başlattı. Yurtdışından uzmanlar getirerek incelemeler yaptırdı; San Francisco'daki Golden Gate Köprüsü ile aynı sistemde bir köprü inşa etmeleri için Golden Gate'i inşa eden firmayla anlaştı. Tüm hazırlıkları bitmiş olan projeyi 1934'te cumhurbaşkanı Atatürk'e sundu. Cumhurbaşkanı tarafından beğenilse de proje hükümetten onay alamadı ve proje gerçekleşmedi. Bu, Nuri Demirağ'da çok büyük bir hayalkırıklığı yarattı.
Uçak fabrikası ve Gök Okulu
“Avrupa’dan, Amerika’dan lisanslar alıp uçak yapmak kopyacılıktan ibarettir. Demode tipler için lisans verilmektedir. Yeni icat edilenler ise bir sır gibi, büyük bir kıskançlıkla saklanmaktadır. Binaenaleyh kopyacılıkla devam edilirse, demode şeylerle beyhude yere vakit geçirilecektir. Şu halde Avrupa’dan ve Amerika’nın son sistem tayyarelerine mukabil, yepyeni bir Türk tipi vücuda getirilmelidir.”
Devrin en zengin iş adamı olan Nuri Demirağ, 1936 yılında devletin ilk uçak fabrikasına kurma girişimine başladı. O yıllarda ordunun uçak ihtiyacı halktan ve zengin işadamlarından toplanan bağışlarla karşılanmaktaydı. Kendisinden uçak satın almak için başlatılan bir bağış kampanyasına katılması istendiğinde “Benden bu millet için bir șey istiyorsanız, en mükemmelini istemelisiniz. Mademki bir millet tayyaresiz yaşayamaz, öyleyse bu yaşama vasıtasını başkalarının lütfundan beklememeliyiz. Ben bu uçakların fabrikasını yapmaya talibim.” sözleriyle karşılık vermişti.
Nuri Demirağ, fabrikayı memleketi Divriği'de kurmayı planlamıştı. Ancak öncelikle İstanbul'da bir deneme atölyesi kurulacaktı. Bu amaçla Çekoslovak bir şirketle anlaştı. İstanbul'da Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi'nin yanında atölye binası inşa edildi (Deniz Müzesi'nin solunda bulunan büyük sarı bina). Deneme uçuşlarını yapabilmek için Yeşilköy'deki Elmaspaşa Çiftliği'ni satın aldı ve üzerinde büyük bir uçuş sahası, hangarlar ve uçak tamir atöleysi yaptırdı. Uçuş sahası, Avrupa'nın en büyük havalimanı olan Amsterdam Havalimanı büyüklüğünde idi. Bu alan, günümüzde Uluslararası İstanbul Atatürk Havalimanı olarak kullanılır.
Uçakları kullanacak Türk pilotların yetişmesi için bir havacılık okulu kurmak gerekiyordu. Pistin bulunduğu arazide Gök Okulu kuruldu. Okul, 1943 yılında kadar 290 pilot yetiştirdi. Yeşilköy'deki Gök Okulu'ndan önce Divriği'de de bir Gök Ortaokulu açtı. Sivas'ın hiçbir ilçesinde ortaokul yokken açılmış bu okulda öğrencilerin tüm masrafları karşılanıyor; öğrenciler havacılığa özenmeleri için İstanbul'a getirtilip uçuş dersleri veriliyordu.
Beşiktaş'taki uçak fabrikasında üretilecek uçak ve planörlerin planını Türkiye'nin ilk uçak mühendislerinden Selahattin Reşit Alan çizdi. 1936'da ilk tek motorlu uçak üretildi ve Nu.D-36 adı verildi. 1938'de Nu.D-38 adlı çift motorlu 6 kişilik yolcu uçağı yapıldı. NuD-38, 1944 yılında dünya havacılığı yolcu uçakları A sınıfına alındı. İlk uçak siparişini 1938 yılında Türk Hava Kurumu (THK) verdi.
Nuri Demirağ, havacılık alanında çalışmalarına 1939'da Türkiye'nin ilk yerli paraşüt üretimini gerçekleştirerek devam etti. 1941'de tamamen Türk yapımı ilk uçak İstanbul'dan Divriği'ye uçtu. Nuri Demirağ'ın oğlu ve Gök Okulu'nun ilk mezunlarından olan Galip Demirağ, bu uçuşta pilot idi.
THK tarafından sipariş edilen 65 planör kısa sürede teslim edildikten sonra; NuD-36 adlı 24 eğitim uçağı tamamlanmış, deneme uçuşları İstanbul'da gerçekleşmişti.
Uçak Fabrikasının Kapanması
THK'nın siparişi olan ve son olarak İstanbul'dan Eskişehir'e uçan uçakların teslimi için Eskişehir'de bir kez daha test uçuşu yapılması talep edilmiştir. Selahatin Reşit Alan, 1938’de Nu.D-36 uçağıyla iniş yaparken, çevredeki hayvanlar hava alanına girmesin diye pistte açılan hendeği görmez ve hendeğe düşer. Reşit Alan bu kazada vefat eder. Bu kazadan sonra THK siparişi iptal etti. Nuri Demirağ, mahkemeye verdiği THK ile yıllar süren bir mahkeme sürecine girdi. Mahkeme THK lehine sonuçlandı. Ayrıca uçakların yurt dışına satılamaması için bir de kanun çıkartılır. Bu yüzden sipariş alamayan fabrika 1950’li yıllarda kapanır. Beşiktaş’ta üretilen uçakların uçuş deneme testleri ve gök okulu için yapılan pistler, hangarlar, üzerlerindeki bütün yapılı binalar o yıllarda dünyanın en büyük havalimanı Amsterdam Havalimanı büyüklüğündaki bütün kurulu tesisler istimlak edildi. Bu havalimanı günümüzdeki Atatürk Havalimanı’dır.
İspanya, İran ve Irak'tan alınan siparişler engellendi; elde kalan uçaklar hurdacıya satıldı. Nuri Demirağ'ın davayı kaybettikten sonra hükümet üyeleri ve cumhurbaşkanına mektuplar yazarak yanlışlığın düzeltilmesi için yaptığı girişimler başarısız oldu; fabrika tekrar açılamadı.
Manfred von Richthofen (doğumu. 2 Mayıs 1892; Breslau, Schlesien - ölümü. 21 Nisan 1918; Vaux-sur-Somme Somme, Amiens), I. Dünya Savaşı'nda 80'den fazla düşman uçağı düşüren ünlü Alman pilot. Nam-ı diğer:Fransa'da Le petit rouge (Küçük Kızıl) veya Diable Rouge (Kızıl Şeytan), Birleşik Krallık'ta Red Knight (Kızıl Şövalye) veya Red Baron (Kızıl Baron).
Hayatı
Richthofen I. Dünya Savaşı başlarında Alman süvari birliklerinde bir sene görev yapmıştır. Daha sonra iki kişilik uçaklarda pilotlara yön buluculuk görevi üstlenmiş olan Manfred von Richthofen, ilerleyen yıllarda pilot olmuş, hayatını kaybedene kadar 80'den fazla uçak düşürerek bir efsaneye imza atmıştır. Düşürdüğü uçakların bir kısmı iki kişilik, bir kısmı ise tek kişilik olduğu için öldürdüğü düşman sayısı tam olarak bilinmemektedir.
Hocası Oswald Boelcke'nin taktiklerini geliştirerek kendi uçuş gurubuna da öğretmeyi başarmıştır. Günlüğünde yazdığına göre bir gün can sıkıntısından uçağını kırmızıya boyamış ve bu renk sayesinde farkında olmadan düşman pilotlar üzerinde psikolojik baskı kurmuştur. Kırmızı uçağı sayesinde düşmanları çok uzak mesafelerden bile onu teşhis edebilmiş, hatta aralarında savaşmadan kaçanlar bile olmuştur. Karşılaştığı düşman uçaklarını önce düelloya davet eder, adil bir çarpışmadan sonra düşürürdü. Bu yüzden düşmanları tarafından nefret edilmekten çok saygı duyulmuş ve korkulmuştur. Hatta öyle ki, bazı pilotların onunla çarpışmaktansa uçaklarını yere çakıp intihar ettiği öne sürülür. Richtofen soylu bir aileden geliyordu. Kırmızı renkli Fokker DR 1 uçağı nedeniyle Kızıl Baron ünvanını almıştı.
Ölümü
21 Nisan 1918 günü sabah saat 10:30 civarında uçaksavar bataryalarından açılan ateş sonucu vurulmasına rağmen uçağını yere indirmeyi başarmıştır. Kızıl Baron'u kimin öldürdüğüne dair tartışmalar halen sürmektedir. Ölümünden sonra Fransada "düşmanları" tarafından tam ve eksiksiz bir askeri törenle gömülmüş, 1925 yılında Almanya'ya naklinden sonra tekrar askeri törenle toprağa verilmiştir. Kamuoyunda gözünü kan bürümüş, cani bir katil olarak görülmemiş aksine kendisine centilmen, asil, sportmen, adil, mükemmel bir savaşçı, tam bir "yiğit" gözüyle bakılmıştır.
Öldüğünde yirmi altı yaşındaydı. "Kızıl Baron"u, adına 1970'de bir de kahramanlık filmi bile çekilen Kanadalı pilot Roy Brown'mu, yoksa yerden havaya ateş açan ve uçağı düşürdüğü daha muhtemel 1925 yılında sokaklarda açlık ve sefalet içinde ölen Avustralyalı er William John "Snowy" Evans (c. 1891-1925) 'mı düşürmüştür orası halen belli değildir. Richtofen soylu bir aileden geldiği ve uçağının kırmızı renkli Fokker Dr.I olması nedeniyle Kızıl Baron adını almıştı, öldüğü zaman 26 yaşındaydı.
Düşürdüğü Uçaklar
17 Eylül 1916, FE 2b, Cambrai civarı 23 Eylül 1916, Martinsyde G 100 Somme Nehri 30 Eylül 1916, FE 2b, Fremicourt 7 Ekim 1916, BE 12, Equancourt 10 Ekim 1916, BE 12, Ypres 16 Ekim 1916, BE 12, Ypres civarı 3 Kasım 1916, FE 2b, Loupart Ormanı 9 Kasım 1916, Be 2c, Beugny 20 Kasım 1916, BE 12, Geudecourt 20 Kasım 1916, FE 2b, Geudecourt 23 Kasım 1916, DH 2, Bapaume 11 Aralık 1916, DH 2, Mercatel 20 Aralık 1916, DH 2, Moncy-le-Preux 20 Aralık 1916, FE 2b, Moreuil 27 Aralık 1916, FE 2b, Ficheux 4 Ocak 1917, Sopwith Pup, Metz-en-Coutre 23 Ocak 1917, FE 8, Lens 24 Ocak 1917, FE 2b, Vitry 1 Şubat 1917, BE 2e, Thelus 14 Şubat 1917, BE 2d, Loos 14 Şubat 1917, BE 2d, Mazingarbe 4 Mart 1917, Sopwith 1 1/2 Strutter, Acheville 4 Mart 1917, BE 2d, Loos 3 Mart 1917, BE 2c, Souchez 9 Mart 1917, DH 2, Bailleul 11 Mart 1917, BE 2d, Vimy 17 Mart 1917, FE 2b, Oppy 17 Mart 1917, BE 2c, Vimy 21 Mart 1917, BE 2c, La Neuville 24 Mart 1917, Spad VII, Givenchy 25 Mart 1917, Nieuport 17, Tilloy 2 Nisan 1917, BE 2d, Farbus 2 Nisan 1917, Sopwith 1 1/2 Strutter, Givenchy 3 Nisan 1917, FE 2d, Lens 5 Nisan 1917, Bristol Fighter F 2a, Lembras 5 Nisan 1917, Bristol Fighter F 2a, Quincy 7 Nisan 1917, Nieuport 17, Mercatel 8 Nisan 1917, Sopwith 1 1/2 Strutter, Farbus 8 Nisan 1917, BE 2e, Vimy 11 Nisan 1917, BE 2c, Willervall 13 Nisan 1917, RE 8, Vitry 13 Nisan 1917, FE 2b, Monchy 13 Nisan 1917, FE 2b, Henin 14 Nisan 1917, Nieuport 17, Bernard Ormanı 16 Nisan 1917, BE 2c, Bailleul 22 Nisan 1917, FE 2b, Lagnicourt 23 Nisan 1917, BE 2e, Mericourt 28 Nisan 1917, BE 2e, Pelves 29 Nisan 1917, Spad VII, Lecluse 29 Nisan 1917, FE 2b, Inchy 29 Nisan 1917, BE 2d, Roeux 29 Nisan 1917, Nieuport 17, Billy-Montigny 18 Haziran 1917, RE 8, Strugwe 23 Haziran 1917, Spad, VII Ypres 26 Haziran 1917, RE 8, Keilbergmelen 25 Haziran 1917, RE 8, Le Bizet 2 Temmuz 1917, RE 8, Deulemont 16 Ağustos 1917, Nieuport 17, Houthulster Wald 26 Ağustos 1917, Spad VII, Poelcapelle 2 Eylül 1917, RE 8, Zonebeke 3 Eylül 1917, Sopwith Pup, Bousbecque 23 Kasım 1917, DH 5, Bourlon Ormanı 30 Kasım 1917, SE 5a, Moevres 12 Mart 1918, Bristol Fighter F 2b, Nauroy 13 Mart 1918, Sopwith Camel, Gonnelieu 18 Mart 1918, Sopwith Camel, Andigny 24 Mart 1918, SE 5a, Combles 25 Mart 1918, Sopwith Camel, Contalmaison 26 Mart 1918, Sopwith Camel, Contalmaison 26 Mart 1918, RE 8, Albert 27 Mart 1918, Sopwith Camel, Aveluy 27 Mart 1918, Bristol Fighter F 2b, Foucacourt 27 Mart 1918, Bristol Fighter F 2b, Chuignolles 28 Mart 1918, Armstrong Whitworth FK 8, Mericourt 2 Nisan 1918, FE 8, Moreuil 6 Nisan 1918, Sopwith Camel, Villers-Bretonneux 7 Nisan 1918, SE 5a, Hangard 7 Nisan 1918, Spad VI,I Villers-Bretonneux 20 Nisan 1918, Sopwith Camel, Bois-de-Hamel 20 Nisan 1918, Sopwith Camel, Villers-Bretonneux