zihinler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zihinler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Eylül 2018 Pazar

Denemeler 1 : Kiralık Bedenler ve Zihinler (4. Bölüm)

.... Şimdiden 2 tüp  adrenokortikotropik olmuştu. Elektrik verilen mahkum doktor Helsin tarafından 1 hafta boyunca müşaade altında tutulacak. Eğer mahkumda herhangi bir yan etki olmazsa bu uygulama devam ettirilecekti. Şimdi Fred, hazırladığı limana bir mahkum ve Martin'i yerleştirecekti. Hazırlıklar tamamlandı ve ilk kontrollü değiş tokuş için nefesler tutuldu. Bir şırınga ile elektronik bir düzenek, vücuda kontrollü olarak verilmek için hazırlandı. Fred, mahkuma ve Martin'e birkaç kabataslak sorular sordu. İsim, soyisim, memleketi, burcu vs. Bunlar, zihin değiş tokuşunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini test etmek içindi.

Profesör ve doktor Helsin mahkum ve Martin'in yanına gittiler. Fred herşeyin hazır olduğunu gördüğünde limanı aktif hale getirdi. Uzaktan kumanda ile adrenokortikotropik dolu şırıngaları enjekte etti. Hormonun beyne etki etmesi 1 dakika gibi bir sürede tamamlandı. Denekler gözlerini açtıklarında, profesör ve doktor Helsin sorular sormaya başladılar. Martin mahkumun bildiklerini, mahkum da Martin'in bildiklerini söyledi. Zihin değiş tokuşu gerçekleşmişti. Proje başarılı olmuştu. Fred profesöre sarıldı. Çok mutluydular. Herşey başarılıydı. Mahkum aynada kendine bakmak istedi. Matin'in biyomekanik vücudu onu korkutmuştu biraz. "Ben sürekli burada mı kalacağım ?" diye sordu: Fred : "Hayır, biz sizi değiştirene kadar sadece." dedi.

Fred, odadaki herkesin elini sıktı, sarıldı ve tebrik etti. Gönüllü mahkumlar ve Fred, mahkumiyetlerini bu projede gönüllü olarak devam ettirmek istediklerini, bu iş için ekstra bir para istemediklerini söylediler. Fred, cezaevi savcısı ve müdürle konuştuktan sonra izinleri ayarladı. Mahkumlar hazırlanmak üzere tekrar cezaevine nakledildiler. Fred ve profesör Jack, Matin'i de alarak Fred'in evine gittiler. Fred, bunu eski patronuna haber vererek maddi destek almaları gerektiğini söyledi. Profesör kabul etti. Patronla görüştükten sonra patronu ona bir hafta içinde geri dönüş yapacağını söyledi. Patron Fred'e dönüş yaptığında herşey hazırdı. Cezaevi savcısı, Fred'i arayarak gönüllü mahkumların hazır olduğunu söyledi. Bir araçla Fred'in evine geldiler. Mahkumlar bundan sonra Fred'in gözetimi altındaydılar.

Projenin üzerinden birkaç ay geçmişti. Fred ve profesör bir şirket açmışlardı ve bu şirkette gönüllü mahkumların da desteğiyle kontrollü zihin değiş tokuşlarını yapmaya başladılar. İnsanlar bu proje sayesinde, zihinlerini başka bir bedene aktarabilecek ve bu beden istedikleri gibi geliştirip değiştirebileceklerdi. Öncelikle değiştirilecek zihin, mahkumlardan ya da hazırda bir beden varsa ona aktarılıyor. Adrenokortikotropik hormonu yine mahkumlardan alınıyor ve her değiş tokuş için 0.1 ml adrenokortikotropik yeterli oluyordu. Değiştirilen zihin, yeni bedeniyle hayatına devam ediyordu. Müşterinin bedeni ise ne için verildiyse örneğin; spor yapacaksa, kiralandığı süre boyunca spor yaptırılıyor ve geri teslim ediliyordu. Dövmenin acısından korkuyorsa, dövme yapılıyor ve teslim ediliyordu. Bu gibi bedensel faaliyetler tamamlanıp müşteriye bedeni teslim ediliyordu.

Bir de beden değişimi vardı. Bu ise, müşterinin zihnindeki tüm bilgiler müşterinin onayıyla kopyalanıyor ve başka bir zihne aktarılıyor. Tüm becerileri, ezberledikleri, hobileri vs. Daha sonra başka bir zihne aktarılıyor. Hazırlanan bu yeni zihin, müşterinin yerine geçiyordu. Müşteri ne kadar isterse o kadar. Aşırı iş stresinden yorulmuş bir işadamı, işini bırakıp tatile gidemiyor ama çalışması da lazım, işte bu yöntem çok etkili oluyordu. Birkaç yıl sonra devlet, yapılan bu projeleri kendi denetimi altına alarak yasadışı olayların ve dolandırıcılıkların önüne geçmek için bir önlem almıştı. Fred, profesör Jack, doktor Helsin, Martin ve gönüllü mahkumlar, insanlığa hizmet etmek için bu projeyi destekliyor ve devam ettiriyorlardı. Ne zamana kadar sorunsuz devam edecek ? Kim bilir...

SON
(Yayının tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanım ve kaynak belirtilmeden yapılan paylaşımlar yasaktır.)


Denemeler 1 : Kiralık Bedenler ve Zihinler (3. Bölüm)

.... Martin'in vücuduna yapılan depoya adrenokortikotropik hormonu nasıl aktarılacaktı daha doğrusu mahkumun kontrollü olarak bu hormonu salgılaması nasıl sağlanacaktı ? Profesör, mahkuma çok üzüldüğü ya da çok korktuğu örneğin öleceğini düşündüğü bir olay yaşayıp yaşamadığını sordu. Mahkum, polislerin onu yakalamadan hemen önce ayağından vurulduğunu, ve o sırada öleceğini sandığını söyledi. Profesör mahkuma olayı daha ayrıntılı olarak anlatmasını istedi. Ve Fred'e mahkumun vücudunda bulunan karaciğerinin hemen üstünde bulunan beze takılı şırınganın kapağını açması için eliyle işaret etti. Mahkum, olayı en baştan anlatmaya başladı.

İlk mahkumdan alınan adrenokortikotropik miktarı yalnızca 0.5 ml idi. Bu miktar bir değiş tokuş operasyonu için yeterliydi fakat kontrollü olarak nasıl alacaklardı ya da aynı anda birden fazla değiş tokuş için bu kadar adrenokortikotropiki nereden bulacaklardı ?. Doktor Helsin profesöre, bu hormonun vücudun öleceğini sandığı anda salgıladığını, yani hormonu alacakları kişilerin hemen orada öleceklerini sanmaları gerekiyordu. Fred, bir insanın 25-80 mA arası elektrik akımında ölmeyeceğini fakat öleceğini düşüneceğini söyledi.

 Profesör Fred'e: "Ne yani mahkumlara elektrik mi vereceğiz ? 2000'li yıllarda değiliz Fred aklını mı kaçırdın sen ?" diye çıkıştı. Fred: "Bu elektrik akımı onları öldürmez sadece biraz gıdıklar, eh biraz da nefes almalarını zorlaştırır ama ölmezler emin ol eğer bir kişi bile ölürse kendimi füzyon jeneratöründe pişiririm." dedi. Profesör, Fred'in bu cesur sözlerine güvenerek, diğer mahkumlara döndü ve şöyle dedi: "Evet beyler adamı duydunuz. Bunun için gönüllü olmak isteyen var mı ?" diye sordu. Mahkumlardan birkaç dakika ses çıkmadı. Sonra biri, arkadaşlarına zaten ölene kadar içeride olduklarını nasıl olsa çıkamayacaklarını söyledi. Mahkum elini kaldırdı ve gönüllü olmak istediğini söyledi.

Fakat bir ricası vardı. Profesör, "söyle" dercesine başını salladı. Gönüllü olan mahkum, eğer bu proje başarılı olursa, projede gönüllüler listesinde isimlerinin yer almasını istiyordu. Fred söze atladı: "Tabiki seve seve yaparız hatta şimdiden yazmaya başlayalım, adın nedir ?" diye sordu ve mahkumun adını bir kağıda yazdı. Mahkum hazırlanan küçük elektrik ünitesine geçti. Vücuduna bazı kablolar ve yeşil bantlar yapıştırıldı. Elektrik verilmeden önce mahkum kendi kendine : "Annem bilim adına birşeylere yardımcı olduğumu görseydi mutluluktan ağlardı." dedi.

Fred elektriği vermeden önce mahkuma sadece biraz gıdıklanacağını ve nefesninin sıkışacağını söyledi. Kontrollü olarak derin derin nefes alması gerektiğini söyledi. İlk mahkuma yapıldığı gibi bu mahkuma da karaciğerinin üzerinden bir şırınga sokuldu ve şırınganın ucu bir tüpe aktarılacak şekilde hazırlandı. Elektrik Fred'in korku dolu titremeleri arasında verildi. Mahkum "Ah lanet olsun çok acıdı !" diye bağırdı. Fred sürekli sakin olmasını ve derin derin nefes almasını söylüyordu mahkuma. Mahkum Fred'e: "Lanet olsun kapaaaaat şunuu öleceğimmm !" diyr bağırırken adrenokortikotropik damlamaya başladı.

Yaklaşık 0.4 ml dolduğunda elektrik kesildi. Mahkum sadece nefesini kontrol etmeye çalışıyordu. Doktor Helsin iç organlarında bir ağrı ya da acı olup olmadığını sordu mahkuma. Mahkum, lütfen bir dakika izin verin dercesine gözleri kapalı, kafası öne eğik bir şekilde işaret parmağını kaldırdı. Fred adrenokortikotropik tüpünü yavaşça çıkardı. Birkaç dakika sonra herşey normale döndü. Mahkum gülerek : "Lanet olsun gerçekten öleceğimi düşündüm !" dedi.... Devamı Gelecek... 

(Yayının tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanım ve kaynak belirtilmeden yapılan paylaşımlar yasaktır.)

31 Ağustos 2018 Cuma

Denemeler 1 : Kiralık Bedenler ve Zihinler (2. Bölüm)

... Prototip insanlar tarafından hayretle inceleniyordu. Projeye destek veren insanlar patronu tebrik ediyor, prototipe sorular soruyor, eğleniyorlardı. Fakat bu güzel atmosfer gazetecilerden birinin "Peki nasıl bitkisel hayata girdiniz, yani eski bedeniniz ?" diye sormasıyla bozuldu. İçeride bir sessizlik olmuştu. Herkes Prototipin vereceği cevabı merakla beklerken prototip çoktan devrelerini yakmıştı. Güç düğmesindeki ışık sönünce teknisyenler apar topar onu götürdüler. Patron oradaki iş adamlarıyla konuşmaya gittiğinde Fred de prototipe bakmak için arka tarafa gitti. Böyle olacağı belliydi. 

Sunumdan sonra 1 hafta patron ve Fred hiç konuşmadılar. Telefon çaldı. Patron Fred'i şirkete çağırdı. Maddi desteğin tamamen kesildğini ve projenin sona erdirildiğini söyledi. Fred eşyalarını topladıktan sonra son bir kez prototipi görmek için depoya gitti. Prototip ile biraz uğraşdıktan sonra zihninin boşaldığını değil de sadece mekanik beden ile biyolojik beden arasında bir geçiş yaptığını anladı. Fakat bir zihin iki bedende yer alıyordu. Yani zihin değiş tokuş yapacak başka bir zihin bulamıyor ve uygulama hata veriyordu. Fred bunu kimseye söylemeden prototipi alıp alamayacağını sordu patrona. Patronuı onu alabileceğini söyledi.

Fred çocukça bir heyecan ile eve gitti. Doğrudan prototipi elektriğe bağladı ve uğraşmaya başladı. Fakat değiş tokuş yapacak başka bir zihin yoktu. Kontrollü bir değiş tokuş için bir liman hazırladı. Bu limana kendini bağladı. Prototipe kaza anını sordu. Prototip kendini kapattı. O anda Fred de bayıldı. Gözünü açtığı zaman biyomekanik bedende kendisi vardı. Diğer genç yani Martin de Fred'in bedenindeydi. Martin çok sevinmişti. tabiki Fred ondan çok sevinmişti. İkiside evin içinde oradan oraya yürüyor, çığlık atıyor, birbirlerine sarılıyorlardı. Herşey çok iyi gitmişti ama bunu kontrollü olarak nasıl yapacaklardı ?

Fred, profesörü aramaya karar verdi. Profesör Fred'in evine geldi. Kapıyı biyomekanik vücut içinde Fred açtı. Profesör şaşırmıştı. "Fred sen misin ?" diye sorma ihityacı duydu. Oturup konuşmaya başladılar. Fred, bunu kontrollü olarak nasıl başarabileceklerini öğrenmek istiyordu. Profesör bunun ancak Martin'in o anı düşündüğünde vücudunda ne salgıladığını öğrenerek bulabileceklerini söyledi. Birkaç deneyden sonra bu hormonun adrenokortikotropik olduğunu öğrendiler.

 Fakat bu hormon dışarıda bulunamayacak bir hormondur. Fred, bunu hastanede birkaç deney yaparak elde edebileceklerini söyledi. Profesör birkaç cerrah arkadaşıyla görüştü. Biri, kendilerine 45 km uzaklıktaki bir eyalette başhekim olarak görev yapan doktor Helsin idi.
Helsi'nin yanına gittiler. Hastaneye yılda birkaç kez mahkumlardan oluşan gönüllü bir hasta takımı gönderiliyordu. Helsin, bu adamlardan birkaçını bu deney için kullanabileceklerini söyledi. Martin'in bedenine bir depo yaptılar. Mahkumdan alınacak olan adrenokortikotropik bu depoda birikecek ve zihin değiş tokuşu yapılacağı zaman bedene enjekte edilecekti... Devamı Gelecek.... 

(Yayının tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanım ve kaynak belirtilmeden yapılan paylaşımlar yasaktır.)




30 Ağustos 2018 Perşembe

Denemeler 1 : Kiralık Bedenler ve Zihinler (1. Bölüm)

Zaman... Teknolojinin durdurulamaz ilerleyişinin üzerinden birkaç yıl geçmesi. Her yıl çıkan yeni telefonlar, bilgisayarlar ve arabalar artık her gün çıkmaya başlamıştı. İnsanlar alışveriş furyasının içinde kaybolmuş gitmişlerdi. Fakat bu ilerlemeyi avantaj olarak kullananlar da var. 29 yaşındaki bilgisayar mühendisi Fred, 10 yıldır üzerinde çalıştığı zihin ve beden değişimini üniversitedeki öğretmeni profesör Jack Nillman ile tamamlamışlardı. Bu buluş onları yüzyılın belki bin yılın mucitleri olarak tarihe kaydedecekti. Bu yöntem ile bedenlerini ya da zihinlerini geliştirmek isteyen fakat zamanı ya da enerjisi olmayan insanlar zihinlerini ve bedenlerini belli bir ücret karşılığında geliştirebileceklerdi. 

Fred üniversiteden mezun olduktan sonra 2 yıl iş bulamadı. 2 yılın sonunda mahallesine yakın bir caddede bir ofiste büro elemanı olarak çalışmaya başladı. Bir gün patronunun bir yazılım hatasını onarması için onu odasına çağırmasıyla herşey değişti. Fred yazılımı silip tekrar yazdı ve yükledi. Bu hareketi patronunun hoşuna gitti. Patronu Fred'i yeni açılmış fakat hızlı yükselen bir biyo-elektronik şirketine önerdi. Fred 2 hafta sonra orada çalışmaya başladı. Bu şirket Fred'in fikrinden farklı olarak robotlara benzeyen fakat dış vücut olarak yarı mekanik , mantık ve iç organlar olarak biyonik olan yarı insan yarı robotlar yapmaya çalışıyorlardı. 

Biyonik parçalar, bitkisel hayata girmiş ya da kazada ölen genç insanların bedenlerinden elde ediliyordu. Kalp ve beyin gibi çok önemli parçaların, mekanik olarak dışarıdan müdahale edilerek sonsuza kadar yaşatılması planlanıyordu. İşin içinde senatörler ve eski devlet başkanları da vardı. Fikir ciddi bir mali desteğe sahipti fakat bunu başarabilecek ya da en azından başarmaya cüret edecek dehalara sahip değildi. Fred bu dehalardan biriydi. Kendisi mekanik mühendisi değildi fakat organların mekanik parçalarla uyum içinde çalışması için gerekli olan yazılımları yazıyor ve kontrol ediyordu. Şirket 10 aylık bir prototip süresi verdi. 10 ayın sonunda hazırlanan prototip halka sunulacaktı. Hata kabul edilemezdi. 

Maaş ve hayat kalitesi olarak herşey Fred'i memnun ediyordu. Tek sorunu beyninin çok çalışmasıydı. Aylar gün gibi geçiyordu. Fred herşeyin hazır olduğunu düşündüğünde sürenin bitmesine 2 ay kalmıştı. Son kontrolde robot çalıştırıldığında herşey iyi gidiyordu. Beyni ve kalbi 2 yıl önce trafik kazasında bitkisel hayata giren bir gençten alınan biyomekanik robot, herşeyi kusursuz olarak yapıyor ve organları kusursuz olarak çalışıyordu. Fakat kaza anını hatırladığı zaman beyni aşırı yüklenmeye sebep oluyor ve tüm devreler işlevsiz kalıyordu. Fred umutsuzluğa kapılmıştı. Yapamayacığını düşünüyordu. Patrona durumu anlattı. Patron da son 1 hafta içinde olduklarını, yeni bir projeye başlayamayacaklarını söyledi. 

22 NeoNisan 2299. Sunum günü gelmişti. Prototip açılma düğmesine basıldıktan sonra insanların karşısına çıktı. (böylesi üstün bir teknolojide neden açma kapama düğmesi bulunuyordu; çünkü, elekriğin icadından itibaren elektrik ve elektroniğe güven olmadığı için insanoğlu herşeyin kendi kontrolünde olmasını istiyordu.) Prototip gayet rahat ve akıcı yürüyor, konuşuyor, sorulara cevap veriyordu. Patron ve Fred çok gergin bir şekilde onu izliyorlardı. Fred içinden kimsenin kaza hakkında birşey sormaması için dua ediyordu.... Devamı Gelecek...

(Yayının tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanım ve kaynak belirtilmeden yapılan paylaşımlar yasaktır.)

Etiketler

antik roma (5) antik (4) roma (4) savaşı (4) zihinler (4) agarta (3) atlantis (3) avrupa (3) cumhuriyet (3) dünya (3) evrim (3) günü (3) kiralık (3) modern (3) mu (3) polonya (3) sparta (3) şambala (3) agarta ve şambala (2) birinci dünya savaşı (2) doktor (2) fransa (2) fuarı (2) havari (2) ingiliz (2) isa (2) kitap (2) krakow (2) latince (2) mart (2) mitoloji (2) nato (2) nazi (2) of (2) osmanlı (2) poland (2) saint (2) seal (2) simülasyon teorisi (2) spartan (2) tanrı (2) the (2) ww2 (2) çanakkale (2) 1 (1) 10 kasım (1) 12 mart (1) 17 march (1) 17 mart (1) 18 (1) 1807 (1) 1846 (1) 1915 (1) 1916 (1) 1923 (1) 1926 (1) 1950 (1) 1953 (1) 1963 (1) 1972 (1) 1984 (1) 1992 (1) 2 (1) 2002 (1) 24 kasım (1) 29ekim (1) 3 (1) 3 aralık (1) 4 (1) 451 (1) 4temmuz (1) 8 (1) Classical (1) E.T. (1) Erich von Däniken (1) Generalfeldmarschall (1) Schindler (1) Simo (1) Termopylae (1) Vivaldi (1) WWII (1) adası (1) afrika (1) akciğerli (1) akhilleus (1) akif (1) aldous huxley (1) alien (1) alman (1) amerikan (1) annunaki (1) antalya (1) antik mısır (1) arabaları (1) arap (1) arditi (1) ars longa (1) astronot (1) atahualpa (1) atatürk (1) atlı (1) attack (1) ayaklanma (1) ayla (1) azerbaycan (1) aziz (1) balık (1) baron (1) barry (1) barry seal (1) barselona (1) bartholomew (1) bayramı (1) başkentleri (1) benim (1) beren saat (1) bilinmeyen bir kadının mektubu (1) birinci (1) birleşmiş milletler (1) biyoloji (1) bizans (1) black (1) black friday (1) blizkrieg (1) bluepill (1) bluetooth (1) bozkurt (1) bugün (1) böcek (1) cajamarca (1) call (1) call of duty (1) camridge analytica (1) can yayınları (1) canavar (1) canlı yayın (1) castle (1) casus (1) cemmat (1) cepherkülü (1) cesur yeni dünya (1) cicero (1) circus (1) color festival (1) cuma (1) dalga (1) dava (1) davinci (1) dead (1) death (1) demir (1) demir maskeli adam (1) demirağ (1) denizli (1) devrim (1) deyişler (1) die (1) diego velazquez (1) distopya (1) doktrini (1) dolar.thaler.usd.uranyum (1) doodle (1) double u (1) double v (1) doğal seçilim (1) doğu roma (1) dragon roll (1) duolingo (1) duty (1) dönüşüm (1) dünya kupası (1) dünyam (1) düzen (1) earth (1) ebulfez (1) edvard munch (1) elmas (1) elçibey (1) engelsiz (1) english (1) enver paşa (1) erdal beşikçioğlu (1) ermenistan (1) ersoy (1) erwin (1) evrim ağacı (1) extraterrestrial (1) fabrikası (1) facebook (1) fahrenheit (1) fahrenheit 451 (1) fermi (1) fermi paradoksu (1) festivali (1) fetih (1) filistin (1) flatliners (1) fortress (1) fransız (1) fransız devrimi (1) franz kafka (1) friday (1) gaga (1) gemi (1) genetik (1) george orwell (1) germany (1) gombe (1) google (1) great (1) göbeklitepe (1) han (1) harbi (1) hawking (1) hayha (1) hazreti isa (1) hikayesi (1) hipodrom (1) hippodrome (1) hiyerarşi (1) hocalı (1) hürkuş (1) ibrahim esen (1) idam (1) ihtilal (1) ihtilali kebir (1) ikigai (1) ikinci dünya savaşı (1) ilaç (1) ilber (1) ilber ortaylı (1) ilk (1) ilyas bazna (1) imparatorluğu (1) incel (1) ingilizce (1) inka (1) insel (1) iskandinav (1) island (1) ismail enver bey (1) ispanya (1) ispanyol (1) israil (1) istiklal (1) isyanı (1) italian (1) italyan (1) ittihat ve terakki (1) izmir (1) jane goodall (1) japonların (1) joseph (1) judas (1) kabile (1) kadın (1) kadınlar (1) kahama (1) kalende (1) kalesi (1) kanlı (1) kanlı noel (1) kara (1) kara veba (1) kara ölüm (1) karbon (1) kardaşev (1) kardaşev ölçeği (1) kartel (1) kasakela (1) katliam (1) katliamı (1) kaza (1) kemal (1) kiraliık (1) kiralık zihinler 1 (1) kiralık zihinler 2 (1) kiralık zihinler 3 (1) kiralık zihinler 4 (1) kitap fuarı (1) konyaaltı (1) kore (1) kral (1) kraliçe (1) kurs (1) kurt (1) kurtlar (1) kuruluş (1) kültür başkenti (1) kütüphaneci (1) kıbrıs (1) kızların suskunluğu (1) kızıl (1) labe (1) lakedaimon (1) lambda (1) las meninas (1) lave (1) leonidas (1) list (1) listesi (1) lomza (1) lotus (1) luger (1) lupercalia (1) lupercalia festivali (1) mahkeme (1) marşı (1) maskeli (1) maximus (1) maya (1) medeniyet (1) mehmet (1) memento (1) men (1) metro (1) metrosu (1) milli takım (1) modern insan (1) modern seçilim (1) molon (1) mori (1) moscow (1) moskova (1) muavenet (1) music (1) mustafa (1) mutlu (1) mühendisliği (1) münih (1) naim süleymanoğlu (1) ne (1) nedimeler (1) neuschwanstein (1) ninja (1) noel (1) norveç (1) norway (1) nur yerlitaş (1) nuri (1) olayı (1) olimpiyat (1) ortaylı (1) ortaçağ (1) oskar (1) osowiec (1) panzer (1) parabellum (1) paradoks (1) paradox (1) paris (1) paristen sevgilerle (1) pat barker (1) patrick (1) pers (1) pizarro (1) podcast (1) popülist (1) red (1) red alert 2 (1) redpill (1) remus (1) ressam (1) romalı askerler (1) rommel (1) romulus (1) ronald reagen (1) rose (1) rose adası (1) rose island (1) rus (1) saint patrick (1) saldırısı (1) samurai (1) samuray (1) sara is missing (1) savaşçı (1) saygı (1) science (1) selanik (1) sevgi (1) sevgilerle (1) sevgililer günü (1) seçilim (1) simulacra (1) sirius (1) sirius a (1) sirius b (1) sirius yıldızı (1) skalası (1) society (1) soldier (1) sorun (1) sosyal (1) sosyoloji (1) sovyetler (1) soyqırımı (1) soğuk savaş (1) space (1) spirituelism (1) sscb (1) st (1) st patrick (1) stalin (1) stefan zweig (1) stephen (1) stolk (1) sushi (1) suşi (1) sümer (1) sürü (1) sırrı (1) tahsin (1) tank (1) tanrıların (1) tanrıça (1) tanzanya (1) tarih (1) tarih dosyası (1) tarihi (1) tecavüz (1) teknoloji (1) termofil (1) terör (1) thy (1) tilkisi (1) timur (1) tinycards (1) tip 1 (1) tip 2 (1) tip 3 (1) tip 4 (1) tip 5 (1) tip a (1) tip omega (1) treni (1) trident-javelin 2017 (1) troya (1) turist (1) türkiye (1) tıp (1) ulusal park (1) ussr (1) uygarlık (1) uyuşturucu (1) uzaylı (1) uçak (1) uğur yücel (1) v (1) valhalla (1) veba (1) veba doktoru (1) vecihi (1) viking (1) violence (1) violence and society (1) vita brevis (1) w (1) warrior (1) wave (1) welle (1) white (1) wolf (1) wolves (1) ww1 (1) xocalı (1) yahuda (1) yazıcı (1) yaşam (1) yehuda (1) youtube (1) yurdu (1) yüzyıl (1) yıldız (1) yıldız savaşları (1) yıldız savaşları projesi (1) zaferi (1) zırhlı (1) çizgi (1) çizgi ötesi (1) çiçero (1) çöl (1) çığlık (1) ölçeği (1) öpücüğü (1) ötesi (1) öğretmenler günü (1) ümraniye (1) ütopya (1) şehirleşme (1) şempanze (1)