Tarihin kendini tekerrür etme süresi 100 senedir.Bu bölgede 110 sene sonra trajik bir şekilde bir başka deniz harbi gerçekleşecektir.
Osmanlı İngiliz Çanakkale çarpışması 1806-1812 Osmanlı Rus Harbi sırasında bir evredir.
Kaptan-ı derya Seydi Ali Paşa komutasındaki Osmanlı donanması ile Amiral Dimitri Senyavin komutasındaki Rus donanması arasında 22-23 Mart 1807'de Çanakkale Boğazı önünde yapılan muharebede taraflar birbirlerine kesin bir üstünlük sağlayamadı.
Karadeniz'deki Rus donanmasının 1807 başında icra ettiği Trabzon Çıkarması ve Sinop'a baskın girişimi başarısız olunca, Ege Denizi ve Karadeniz'deki iki Rus donanmasının İstanbul
üzerine eşzamanlı taarruz planının başarılı olma ihtimalinin düşük
olduğu görüldü. Nitekim, Boğazların savunma için elverişli coğrafyasına
sahip Osmanlı donanması avantaja sahipti. Bunun üzerine Ege'deki Rus donanması Osmanlı donanmasını açık denize çekme stratejisi güttü.
22 Mart 1807'de Bozcaada'yı ele geçiren Amiral Senyavin Çanakkale Boğazı'na yaklaşırken, 9 kalyon ve 6 firketeden oluşan ve 2.000 Nizam-ı Cedit askeri taşıyan Osmanlı donanması da 22 Nisan'da Çanakkale Boğazı'nda görüldü. Seydi Ali Paşa 19 Mayıs'ta Boğazdan çıkarak Bozcaada'yı kurtarmak amacıyla çıkarma yaptıysa da başarılı olamadı. 22 Mayıs'ta Boğaza geri dönmekte olan Osmanlı donanmasına
Rus donanmasının 18.00 civarında açtığı ateşle muharebe başladı.
Karanlık bastırmaya başladığında ise iki donanma külliyen muharebeye
girmiş vaziyetteydi. 21.00 civarında taraflar muharebeyi kesti. Osmanlı
donanması Çanakkale Boğazı'nın dar bölgesine çekilirken 3 kalyon dışarıda kalmıştı.
23 Mart sabahı bu üç kalyon da Çanakkale Boğazı'na girmeye çalışırken Amiral Senyavin 5 kalyonuyla
bunları engellemeye çalıştıysa da başarılı olamadı, ancak kaydadeğer
hasar vermeyi başardı. Rus kaynaklarına göre; Rus donanması 82 ölü ve
yaralı vermişti.
Osmanlı donanması korunaklı Çanakkale Boğazı'nda
savunma pozisyonundayken, gemileri muharebede hırpalanmış Rus donanması
Boğaza girme girişiminde bulunmadı ve Osmanlı donanmasını açık denize
çekmeye çalıştı. 25 Mayıs 1807'de Osmanlı başkentinde Kabakçı Mustafa İsyanı başladı ve III. Selim tahttan indirildi. IV. Mustafa'nın padişah olmasının ardından Osmanlı donanması da 22 Haziran'da Boğazdan çıktı ve iki donanma bu defa Limni açıklarında çarpıştılar.
Kutsal Topraklarda Yatan Zırhlı Osmanlı Treni: Canavar
Çölde yatan Osmanlı treni, Lawrence’ın vurduğu trenin
hala çölde durması, Araplar’ın turistler için yılın belli zamanları trenin tahrip
edilmesini canlandırması, Araplar için gurur verici bir olay olarak görülüyor.
Sahibini Bekleyen Osmanlı Treni
Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Ortadoğu
politikaları açısından büyük önem taşıyan bir proje vardı. Hicaz Demir yolu
projesi. Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid tarafından 1900 yılında
projelendirilip 8 yıl içerisinde tamamlanan demir yolu, Dünya Savaşı’nın
başladığı dönemde İngilizler için büyük bir tehditti. Ve bu tehdit ünlü İngiliz
ajanı Arap Lawrence’ın yönlendirdiği Arap isyancılar tarafından patlatılarak
işlevini kaybetti. Ardından gelen süreçte Osmanlı İmparatorluğu’nun da
Hicaz’daki egemenliği sona erdi. Bugün Lawrence’ın patlattığı o tren yolunda
çölde yatan Osmanlı treni, Suudi Arabistan devleti tarafından bağımsızlığın
sembolüolarak gösteriliyor.
II. Abdülhamid ve Hicaz Demir Yolu Projesi
Hicaz Demir yolu projesi, ilk olarak Osmanlı Padişahı
II. Abdülhamid döneminde 2 Mayıs 1900’da yayınlanan Hicaz demir yolu İradesi ile
yapılmasına karar verilmiş projedir. Aynı yıl içerisinde yapımına başlanan tren
yolu projesi, Bağdat demir yolunun devamı olarak düşünüldü. Projeye göre, iki
demir yolu İstanbul’dan başlayarak, Şam’a ulaşacak oradan da Mekke ve Medine
kentlerine bağlanacaktı. Bu demir yolu ile birlikte Osmanlı başkenti ile Hicaz
arasında güçlü bir köprü kurulacak ve Osmanlı hakimiyeti orta doğuda arttırılacaktı.
Hicaz bölgesi ve Yemen’e askeri sevkiyatlar hızlanacak emniyet konusunda
bölgeye hâkim Osmanlı İmparatorluğu, tarım ve ticareti de canlandıracaktı.
Projeye Karşı Araplar’ın Kışkırtılması
Ancak proje o dönemde Ortadoğu’da faaliyetlerini
arttıran İngilizlerin hoşuna gitmedi. Demir yolu’nun askeri amaçlı
kullanılacağını öngören İngilizler, projenin durdurulması için ciddi baskılar
yaptı. Bölgede Arap kabilelerine eski anane ve adetlerin bozulacağı, her sene
hazineden aldıkları avaitin (gelir, irat) kesileceği, deve ve at kervanlarının
ortadan kalkacağı vb.gibi karşıt propaganda kışkırtmaya başladı.
1. Dünya Savaşı’nda
Hicaz Demir Yolunun Önemi
1.Dünya Savaşı’nın başladığı dönemde demir yolu Hicaz
ve Yemen cephesi için asker, silah, mühimmat ve gıda ulaşımı için kullanıldı. O
dönemde bölgede İngilizler cephede çatışmayı sürdürürken Arabistanlı Lawrence
tarafından örgütlenen Arap isyancılar Hicaz demir yolunu hedef aldı. 1917’de
gerçekleştirilen saldırıda Hicaz demir Yolu’nda hareket halinde olan tren
havaya uçuruldu. Havaya uçurulan tren yoldan çıkarak çöl topraklarında yan yatarak
durabildi. Gerçekleştirilen bu eylem ile birlikte bölgede Osmanlı’nın Medine ve
Yemen cepheleri ile olan bağlantısı koptu. Ardından gelişen süreçte Osmanlı’nın
Hicaz’daki egemenliği tamamen sona erdi. Şerif Hüseyin’in McMahon anlaşması ile
bölgede kurulacak bağımsız Arap devleti vaadi sonrası gerçekleştirilen bu eylem
bugün Suudi Arabistan tarafından bağımsızlığın elde edilmesi olarak kabul
edilmiştir.
Çölün Ortasında
Duran Osmanlı Treni: Canavar
O gün
saldırıda devrilen tren bugün halen olduğu yerde durmaktadır. Suudi Arabistan
devleti tarafından gelen turistlere Osmanlı’ya karşı alınmış büyük zafer ve
bağımsızlığın kazanılmasının sembolü olarak tanıtılmaktadır. Suudi Arabistan’ın
bölgede bulunan Osmanlı eserlerine karşı yok etme projesi nedeniyle tren yolu
yeniden faaliyete alınmamış farklı isimler ve farklı projeler ile Hicaz
demir yoluna alternatif projeler ile alternatifleri yaratılmıştır.